Diz Protezi


Diz Protezi

            Hareket sistemimizin temel yapılarından biri olan eklemler, yük altında stabil olarak hareket edebilen kıkırdak  ile kaplı kemik uçlarıdır. Her eklemin kendine özgü biyomekaniği olmakla birlikte her eklem evrim ile gereksinimlere  göre özelleşmiş yapılardır  ve kendilerine has kıkırdak bağ ve kas yapısı içerir. Bu yapılar da  kazalar, yaşlanma ve hastalıklar sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar neticesinde eklemlerimizin fonksiyonel yapısını  bozar. Bozulmuş  yapılarıyla kişilerin gereksinimlerine cevap vermeyen eklemlerin düzeltilmesi kişilerin aktivitelerini yeniden kazanama uğraşlarının bir sonucu olarak eklem protezleri geliştirilmiştir.

Normal diz grafisi

            Total diz protezi; fonksiyonel yapısını kaybeden eklemi taklit eden, metal ve polietilenden imal edilen, ağrısız eklem hareketi için tasarlanmış  yapay bir eklemdir. ABD ‘de yıllık  600.000 üzerinde diz protezi ameliyatı yapılırken, gelişmiş kuzey avrupa ülkelerinde  bu oran  250-300/100.000  olarak  izlenirken  Türkiyedeki  uygulama 70/100.000  nüfus olarak izlenmektedir. Bu oranın nüfusun yaşlanması ile beraber artması beklenmektedir. İlk kez 1968 yılında uygulanan diz protezi, cerrahi teknikler, kullanılan malzeme ve tasarım alanındaki ilerlemeler sayesinde günümüzde  çok daha  başarılı uygulanan bir tedavi yöntemi olmuştur.

            Total diz protezi kimin için uygundur ?

            İstirahat, ilaçlar, fizik tedavi yöntemleri, baston kullanımı ve eklem içi enjeksiyonlar gibi tedavi yöntemleri uygulanmış olmasına rağmen diz ağrıları kontrol edilemeyen, yürüme, merdiven çıkma gibi günlük yaşam aktiviteleri ileri derecede kısıtlanmış ve eklem kıkırdağında ileri harabiyet olan hastalarda total diz protezi uygulanır. Protez uygulamalarında  bozulmuş eklem yapısınu suni bir eklem ile fonksiyonel hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Ancak gerek proteze bağlı sebepler ve gerekse hastaya bağlı sebeplerden dolayı protezlerin bir kullanım ömrü olmaktadır. Gerek ileri yaşlarda ameliyat olabilme güçlükleri gerekse mükerer ameliyat olma fikri nedeniyle, ilk uygulama pratiklerinde, hastaların 60 yaş üzerinde  ameliyat olmaları ve protez ömrününde  ikinci bir ameliyat olmadan hastalara hizmet etmesi fikri oluşmuş ve buna uygun uygulamalar gerçekleştirilmiştir. İlk diz protezi uygulamalarının üzerinden uzun bir zaman geçmiş olması, doğal olarak uygulamaların sorunlarını da ortaya çıkarmış ve bunlara bağlı çözümlerinde geliştirilmesi ile sonuçlanmıştır. Günümüz hareketli yaşamında  kısıtlılık kabul edilen bir durum değildir ve  tekniklerin gelişmesiyle birlikte  protez uygulamaları da daha düşük yaşlara inmiştir. Asıl olan kişilerin kendi eklem yapılarını korumaktır ve buna yönelik girişimsel olmayan veya minimal invaziv eklem koruyucu girişimler ile  eklemlerin fonksiyonlarını sürdürmeye yönelik birçok tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Şurası bir gerçektirki diz protezi öncesi uygulanan eklem koruyucu tedavilerin hiçbiri  diz protezinin alternatifi değildir. Eklem koruyucu tedaviler ile yeterli fonksiyonel düzeye  ulaştırılamayan eklemlerde protez uygulaması gereklilik haline gelen bir  devam tedavisidir.  Bu yüzdendir ki protez uygulama yaşını hastanın dizinin durumu ve dizideki rahatsızlığı ortaya çıkaran hastalıklar belirlemektedir. Hemofili hastalığı romatizmal hastalıklar gibi  durumlarda eklem yapısı çok erken yaşlarda  bozulabilmekte ve başka alternatiflerinde hareketli ağrısız eklem hareketini sağlayamadığı durumlarda 18- 20 yaşlarda dahi protez cerrahisi uygulanabilmektedir.

Kireçlenmiş dizlerde diz grafisi

 Diz protezi nasıl yapılır ?

Diz protezi uygulaması kararı verilen kişilerin ameliyat öncesi tıbbi değerlendirmeleri yapılıp, kişinin sağlık düzeyi belirlenerek,  kişiye uygun anestezi yöntemi belirlendikten sonra uygun hastanede cerrahi gerçekleştirilir. Yine diz protez uygulamaların da  kişinin  kendi diz yapısının korunması esastır. Yapılan incelemelere  göre unikondiler diz protezi ( tek kondil veya yarım diz protezi) kişi için uygun ise, eklem koruyucu minimal invaziv  bir  protez uygulamak daha avantajlı olacaktır. Dizin tamamını tutmuş ve yaygın kıkırdak bozukluğu olan hastalarda  tam protez uygulaması gereklidir.

Diz protezi genel anestezi veya  belden uyuşturularak ta yapılabilir.Anestezi seçimi hastanın mevcut sağlık durumu değerlendirilerek anestezi doktoru tarafından ve  hastanında fikri alınarak seçilir.

 

Dizprotezi sonrası ağrı kontrolü

            Ameliyat sonrası ağrı kontrolü epidural anestezi ile  veya multimodal analjezi ile sağlanmaktadır. Kemik ameliyatları genelde  ağrılı ameliyatlar olmakla birlikte gerek geliştirilen ağrı kontrol ajanları gerekse ameliyat sırasında uygulanan cerrahi bölge enjeksiyonları ile ağrı minimum düzeye indirgenerek hastanın konforu sağlanmaktadır.

Diz protezi sonrası karşılaşılan sorunlar

            Protez cerrahisi çok uzun süredir gerçekleştrilmekte olup, ameliyat sonrası karşılaşılan damar içi pıhtı oluşumu ve bunun akciğerlerdeki damarları tıkaması gibi sorunlar hastaların hızlı ayağa kaldıracak cerrahi teknikler uygulanması, kan sulandırıcı ilaçlar, ameliyat sonrası giyilen çoraplar kullanılarak minimuma indirgenmektedir. Cerrahi bölge enfeksiyonu ve protezin iltihaplanmasıda, minimal invaziv ve atravmatik cerrahi teknikler uygulanarak ve ameliyat öncesi ve sonrasında uygulanan antibiotik tedavisi ve gelişmiş ameliyathana sterilizasyon teknikleri ile minimum düzeye indirgenmiştir.

Ameliyat sonrası  bakım

            Ameliyat sonrası  bakım ve fizik tedavi genellikle ameliyatan hemen sonra hastanın bilinci yerine geldiğinde, yatak içi egzersizler düz bacak kaldırma ve ayak bileği egzersizleri ile toplardamar kan akımını destekliyen hareketler yapılarak başlanır. Genellikle ameliyatın hemen ertesi günü diz hareketlerini arttırma amacıyla kontrollü pasif hareket cihazı ile hastanın dizine hareket yaptırılır. Hastaların ağrı toleransına göre hareket sınırları belirlenerek her gün artırılmak suretiyle  min 115 derece harekete ulaşılması istenmektedir. Bu amaç ile hastalaraeve taburcu edildiğinde de cihazı kullanmasını sağlamak için kontrollü pasif hareket cihazını evlerinde de bir süre kullanmaları uygun olmaktadır.

            Bizim pratiğimizde diz protez cerrahisi  sırasında  hastanede yatış süresi hastadan hastaya değişmekle beraber ameliyat sonrası iki gün ila dört gün sürmektedir. Minimal invaziv cerrahi teknik ameliyat sonrası fonksiyonların kazanılmasını çok hızlandırmaktadır. Hastalar yataktan bağımsız kaltıklarında ve merdiven kullanabilme eğitimi verildikten sonra taburcu edilir.

            Hastaların eşlik eden rahatsızlıkları dolayısıyla kullandıkları ilaçlar ve kullanılan kan sulandırıcılar yara iyileşmesini birmiktar uzatmakla beraber genelde hastalar tek koltuk değneği kullanarak 10-12. günlerde hastaneye kontrole rahatlıkla gelebilir düzeye ulaşırlar. Diz hareket açıklığını kazanmanın yanında diz çevresi kas gücününde kazanılması için hastalara ev egzersizleri verilir. Bu süreci hızlandırmak isteyen hastalar için de  mümkünse ameliyat sonrası fizik tedavi uygulamaları daha yararlı olmaktadır.